Günübirlik Turlarımız
Çerkezköy ve çevresinden kalkan günübirlik turlarımız. Hafta sonu kaçamakları için ideal tur programları.

Eskişehir Turu - Odunpazarı, Kurşunlu Külliyesi ve Sazova Parkı
ATLIHAN ÇARŞISI-ODUN PAZARI EVLERİ-KURŞUNLU KÜLLİYESİ-PORSUK ÇAYI-DEVRİM ARABASI-SAZOVA PARKI-ÇERKEZKÖY\n\nÇerkezköy'den gece yarısı hareket ediyoruz. İstanbul, Adapazarı, Bozüyük'ü takiben UNESCO tarafından 2013 yılında Türk Dünyasının Kültür Başkenti ve Somut Olmayan Kültürel Miras Başkentliği unvanı almış olan Eskişehir'e ulaşıyoruz. Frigyalılar döneminde çok önemli bir yeri olan ve Anadolu'da ilklerin kenti olarak adlandırılan Eskişehir'e vardığımız anda öncelikle ilk durağımız Odunpazarı bölgesinde kahvaltı oluyor.\n\nKahvaltı sonrasında 19. YY Osmanlı ahşap mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğimiz Konakların arasında uzanan Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürüyüşümüzü yaptıktan sonrasında 1525 yılında yaptırılan Kurşunlu Camii ve külliyesini gezmeye başlıyoruz. Cami, Medrese, Kervansaray, Sıbyan Mektebi, Şadırvan ve Lületaşı Müzesini ziyaret ettikten sonra Koruma altına alınmış olan evlerin arasında dolaşarak ve fotoğraf çekerek Beyler sokağından Atlıhan Kapalı Çarşısına geçiyoruz. Lületaşının ustaların ellerinde nasıl şekillendiğini görme şansı buluyoruz.\n\nArdından Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in Eskişehir Büyük Şehir Belediyesine bağışladığı, tarihi karakterler, yerli ve yabancı ünlü isimlerin, Atatürk'ün ve ailesinin, yerli ve yabancı devlet adamlarının, medya mensuplarının ve sporcuların canlı hissi veren heykellerin bulunduğu Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesini dolaşıyoruz. İlk Türk yapımı otomobil olarak tarihe geçen Devrim Arabaları Müzesi'ni ziyaret ediyoruz.\n\nOdunpazarı gezimizi bitirdikten sonra Eskişehir'in en büyük parkı olan Sazova Bilim Sanat ve Kültür parkını gezmeye başlıyoruz. Sizleri büyüleyecek olan Sazova Bilim Sanat ve Kültür parkında Kalyon Gemisi, Bilim Deney Merkezi ve Uzay evi ve Masal Şatosunu ziyaret edebilirsiniz. Burada geçirecek olduğunuz unutulmaz dakikaların ardından Eskişehir tur programımızı tamamlayıp, Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak, bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.\n\nÇerkezköy'e DÖNÜŞ SAATİMİZ DEĞİŞİKLİK GÖSTEREBİLİR (GECE 01:00 CİVARI)\n\n**Tur programı bölge yoğunluğuna göre değişiklik gösterebilir.

Bursa Şehir Turu
Belirlenen buluşma noktalarından siz değerli misafirlerimizi alarak Bursa'nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan, tarihi dokusunu koruyan en güzel köylerinden biri olan Cumalıkızık'a ulaşıyoruz. Taş döşeli dar sokakları, cumbalı Osmanlı evleri zamanda yolculuk hissi yaşayacağınız bu köyde keyifli bir sabah bizi bekliyor. Geleneksel köy evlerinden birinde, organik ürünlerle hazırlanan serpme köy kahvaltımızı yapıyoruz (kahvaltı programa dâhildir). Ardından köy meydanında kısa bir serbest zaman sunuluyor. Bu sürede köyün el yapımı ürünlerinden alışveriş yapabilir, yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.\n\nBursa'nın tarihi kimliğine ışık tutan en etkileyici yapılardan biri olan Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'ni ziyaret ediyoruz. Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemine ve Bursa'nın fethine dair görsel bir şölen sunan müze gezimiz sırasında hem Osmanlı'nın ilk başkentinin tarihine tanıklık ediyor hem de etkileyici atmosferde serbest zaman geçiriyoruz.\n\nBursa'nın en önemli manevi duraklarından biri olan Emir Sultan Camii'ni ziyaret ediyoruz. Ziyaretçilerine huzur veren bu camii, sadece mimarisiyle değil, çevresini saran huzurlu bahçesi ve manevi atmosferiyle de dikkat çeker. Türbesiyle birlikte bir bütün oluşturan bu kutsal mekân, özellikle duaların edildiği, sakinliğiyle gönüllere dokunan özel bir duraktır.\nOsmanlı erken dönem mimarisinin en zarif örneklerinden olan Yeşil Türbe ve hemen yanı başındaki Yeşil Camii, Bursa'nın simge yapıları arasında yer alır. Çini süslemeleri, taş işçiliği ve mimari detaylarıyla göz kamaştıran bu tarihi yapılar, ziyaretçilere adeta sanat ve tarih dersi verir. Rehber eşliğinde yapılacak gezimizde, yapıların tarihi, mimarisi ve içerdikleri sembollere dair detaylı bilgiler ediniyoruz. \nBursa'nın en yüksek noktalarından biri olan Tophane, hem tarihi yapılarıyla hem de panoramik şehir manzarasıyla ziyaretçilerine unutulmaz anlar sunar. Burada, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi ve onun oğlu Orhan Gazi'nin türbelerini ziyaret ediyoruz. Türbelerin ardından Bursa Saat Kulesi çevresinde vereceğimiz kısa molada; isteyen misafirlerimiz tarihi atmosfer eşliğinde kahvelerini yudumlarken, isteyenler muhteşem Bursa manzarasında bol bol fotoğraf çekebilir.\nBursa'nın kalbinde yer alan, Osmanlı'nın en büyük camilerinden biri olan Ulu Camii'ni rehber eşliğinde ziyaret ediyoruz. 20 kubbesi, etkileyici hat sanatı örnekleri ve tarihi atmosferiyle Ulu Camii, hem mimari hem de dini açıdan önemli bir eserdir. Cami ziyaretimizin ardından Kapalı Çarşı ve Koza Han çevresinde serbest zaman veriyoruz. Bu bölgede yöresel ürünlerden el işi tekstillere, ipek ürünlerinden hediyelik eşyalara kadar birçok seçenek arasında alışveriş yapabilir; tarihi hanların gölgesinde keyifli bir kahve molası verebilirsiniz.\n\nProgramımızı tamamladıktan sonra Çerkezköy'e doğru yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimiz aldığımız duraklara bırakarak başka bir Büyük Aytaç Travel organizasyonunda görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

2026 LALE FESTİVALİ - EMİRGAN KORUSU - CUMARTESI 11 NİSAN
Siz değerli misafirlerimizi belirlenen saat ve noktalardan aldıktan sonra araç içi ikramlar eşliğinde yolculuğumuza başlıyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından Emirgan korusuna ulaşıyoruz. İstanbul Boğaz'ına Emirgan Parkı, 17.yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminde Emirgan Parkı'nın bugünkü haliyle düzenlemesi ve ağaçlandırılması süreci başlamıştır. Parkta üç Tarihi köşk bulunmaktadır: Sarı köşk, Pembe köşk ve beyaz köşk. Bu köşkler Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansımakta ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Emirgan korusunun İstanbul turizmine sağladığı katkılar arasında kuşkusuz Lale Festivali de sayılmalıdır. 2006 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Festivalde binlerce lale sergilenmekte, lale türleriyle ilgili çeşitli araştırmalar kamuoyuna duyurulmakta, pek çok meraklının ilgisini çekmektedir. Festival lale türlerine ilgi duyan pek çok kişi tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Rengarenk lalelerin arasında yürüyüş yapacağız. Bu eşsiz manzara eşliğinde dileyen misafirlerimiz tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde, Boğaz'a karşı çay içmenin keyfini çıkarabilir. İlkbaharın geleneksel coşkusu burada bir başka güzellikte sunulmaktadır. Rengarenk lalelerle dolu olan park tartışmasız İstanbul'un en güzel ve huzur veren mekanlarından biridir. Lale sadece güzel bir çiçek değil; Osmanlıdan günümüze uzanan kültürel bir semboldür. Osmanlı döneminde Lale devri sanat ve zarafetin öne çıktığı bir dönem olarak anılır. Burada geçireceğimiz keyifli zamanımızın ardından rotamızı Haliç kıyısında Eyüp Sultan Camii oluyor. Sahabesi Ebu Eyyüb el-Ensari'den gelen ismi halk arasında Eyüp Sultan olarak bilinmektedir. Dileyen misafirlerimiz cami ziyaretimizin ardından merdivenleri kullanarak veya teleferik ile Pierre Loti tepesine çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir. (Teleferik ekstradır.) Dileyen misafirlerimiz çarşıda vakit geçirebilir. Burada geçireceğimiz keyifli zamanın sonunda Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

2026 LALE FESTİVALİ - EMİRGAN KORUSU - PAZAR 12 NİSAN
Siz değerli misafirlerimizi belirlenen saat ve noktalardan aldıktan sonra araç içi ikramlar eşliğinde yolculuğumuza başlıyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından Emirgan korusuna ulaşıyoruz. İstanbul Boğaz'ına Emirgan Parkı, 17.yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminde Emirgan Parkı'nın bugünkü haliyle düzenlemesi ve ağaçlandırılması süreci başlamıştır. Parkta üç Tarihi köşk bulunmaktadır: Sarı köşk, Pembe köşk ve beyaz köşk. Bu köşkler Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansımakta ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Emirgan korusunun İstanbul turizmine sağladığı katkılar arasında kuşkusuz Lale Festivali de sayılmalıdır. 2006 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Festivalde binlerce lale sergilenmekte, lale türleriyle ilgili çeşitli araştırmalar kamuoyuna duyurulmakta, pek çok meraklının ilgisini çekmektedir. Festival lale türlerine ilgi duyan pek çok kişi tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Rengarenk lalelerin arasında yürüyüş yapacağız. Bu eşsiz manzara eşliğinde dileyen misafirlerimiz tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde, Boğaz'a karşı çay içmenin keyfini çıkarabilir. İlkbaharın geleneksel coşkusu burada bir başka güzellikte sunulmaktadır. Rengarenk lalelerle dolu olan park tartışmasız İstanbul'un en güzel ve huzur veren mekanlarından biridir. Lale sadece güzel bir çiçek değil; Osmanlıdan günümüze uzanan kültürel bir semboldür. Osmanlı döneminde Lale devri sanat ve zarafetin öne çıktığı bir dönem olarak anılır. Burada geçireceğimiz keyifli zamanımızın ardından rotamızı Haliç kıyısında Eyüp Sultan Camii oluyor. Sahabesi Ebu Eyyüb el-Ensari'den gelen ismi halk arasında Eyüp Sultan olarak bilinmektedir. Dileyen misafirlerimiz cami ziyaretimizin ardından merdivenleri kullanarak veya teleferik ile Pierre Loti tepesine çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir. (Teleferik ekstradır.) Dileyen misafirlerimiz çarşıda vakit geçirebilir. Burada geçireceğimiz keyifli zamanın sonunda Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

2026 LALE FESTİVALİ - EMİRGAN KORUSU - CUMARTESI 18 NİSAN
Siz değerli misafirlerimizi belirlenen saat ve noktalardan aldıktan sonra araç içi ikramlar eşliğinde yolculuğumuza başlıyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından Emirgan korusuna ulaşıyoruz. İstanbul Boğaz'ına Emirgan Parkı, 17.yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminde Emirgan Parkı'nın bugünkü haliyle düzenlemesi ve ağaçlandırılması süreci başlamıştır. Parkta üç Tarihi köşk bulunmaktadır: Sarı köşk, Pembe köşk ve beyaz köşk. Bu köşkler Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansımakta ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Emirgan korusunun İstanbul turizmine sağladığı katkılar arasında kuşkusuz Lale Festivali de sayılmalıdır. 2006 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Festivalde binlerce lale sergilenmekte, lale türleriyle ilgili çeşitli araştırmalar kamuoyuna duyurulmakta, pek çok meraklının ilgisini çekmektedir. Festival lale türlerine ilgi duyan pek çok kişi tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Rengarenk lalelerin arasında yürüyüş yapacağız. Bu eşsiz manzara eşliğinde dileyen misafirlerimiz tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde, Boğaz'a karşı çay içmenin keyfini çıkarabilir. İlkbaharın geleneksel coşkusu burada bir başka güzellikte sunulmaktadır. Rengarenk lalelerle dolu olan park tartışmasız İstanbul'un en güzel ve huzur veren mekanlarından biridir. Lale sadece güzel bir çiçek değil; Osmanlıdan günümüze uzanan kültürel bir semboldür. Osmanlı döneminde Lale devri sanat ve zarafetin öne çıktığı bir dönem olarak anılır. Burada geçireceğimiz keyifli zamanımızın ardından rotamızı Haliç kıyısında Eyüp Sultan Camii oluyor. Sahabesi Ebu Eyyüb el-Ensari'den gelen ismi halk arasında Eyüp Sultan olarak bilinmektedir. Dileyen misafirlerimiz cami ziyaretimizin ardından merdivenleri kullanarak veya teleferik ile Pierre Loti tepesine çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir. (Teleferik ekstradır.) Dileyen misafirlerimiz çarşıda vakit geçirebilir. Burada geçireceğimiz keyifli zamanın sonunda Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

2026 LALE FESTİVALİ - EMİRGAN KORUSU - PAZAR 19 NİSAN
Siz değerli misafirlerimizi belirlenen saat ve noktalardan aldıktan sonra araç içi ikramlar eşliğinde yolculuğumuza başlıyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından Emirgan korusuna ulaşıyoruz. İstanbul Boğaz'ına Emirgan Parkı, 17.yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminde Emirgan Parkı'nın bugünkü haliyle düzenlemesi ve ağaçlandırılması süreci başlamıştır. Parkta üç Tarihi köşk bulunmaktadır: Sarı köşk, Pembe köşk ve beyaz köşk. Bu köşkler Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansımakta ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Emirgan korusunun İstanbul turizmine sağladığı katkılar arasında kuşkusuz Lale Festivali de sayılmalıdır. 2006 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Festivalde binlerce lale sergilenmekte, lale türleriyle ilgili çeşitli araştırmalar kamuoyuna duyurulmakta, pek çok meraklının ilgisini çekmektedir. Festival lale türlerine ilgi duyan pek çok kişi tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Rengarenk lalelerin arasında yürüyüş yapacağız. Bu eşsiz manzara eşliğinde dileyen misafirlerimiz tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde, Boğaz'a karşı çay içmenin keyfini çıkarabilir. İlkbaharın geleneksel coşkusu burada bir başka güzellikte sunulmaktadır. Rengarenk lalelerle dolu olan park tartışmasız İstanbul'un en güzel ve huzur veren mekanlarından biridir. Lale sadece güzel bir çiçek değil; Osmanlıdan günümüze uzanan kültürel bir semboldür. Osmanlı döneminde Lale devri sanat ve zarafetin öne çıktığı bir dönem olarak anılır. Burada geçireceğimiz keyifli zamanımızın ardından rotamızı Haliç kıyısında Eyüp Sultan Camii oluyor. Sahabesi Ebu Eyyüb el-Ensari'den gelen ismi halk arasında Eyüp Sultan olarak bilinmektedir. Dileyen misafirlerimiz cami ziyaretimizin ardından merdivenleri kullanarak veya teleferik ile Pierre Loti tepesine çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir. (Teleferik ekstradır.) Dileyen misafirlerimiz çarşıda vakit geçirebilir. Burada geçireceğimiz keyifli zamanın sonunda Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

2026 LALE FESTİVALİ - EMİRGAN KORUSU - CUMARTESI 25 NİSAN
Siz değerli misafirlerimizi belirlenen saat ve noktalardan aldıktan sonra araç içi ikramlar eşliğinde yolculuğumuza başlıyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından Emirgan korusuna ulaşıyoruz. İstanbul Boğaz'ına Emirgan Parkı, 17.yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminde Emirgan Parkı'nın bugünkü haliyle düzenlemesi ve ağaçlandırılması süreci başlamıştır. Parkta üç Tarihi köşk bulunmaktadır: Sarı köşk, Pembe köşk ve beyaz köşk. Bu köşkler Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansımakta ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Emirgan korusunun İstanbul turizmine sağladığı katkılar arasında kuşkusuz Lale Festivali de sayılmalıdır. 2006 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Festivalde binlerce lale sergilenmekte, lale türleriyle ilgili çeşitli araştırmalar kamuoyuna duyurulmakta, pek çok meraklının ilgisini çekmektedir. Festival lale türlerine ilgi duyan pek çok kişi tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Rengarenk lalelerin arasında yürüyüş yapacağız. Bu eşsiz manzara eşliğinde dileyen misafirlerimiz tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde, Boğaz'a karşı çay içmenin keyfini çıkarabilir. İlkbaharın geleneksel coşkusu burada bir başka güzellikte sunulmaktadır. Rengarenk lalelerle dolu olan park tartışmasız İstanbul'un en güzel ve huzur veren mekanlarından biridir. Lale sadece güzel bir çiçek değil; Osmanlıdan günümüze uzanan kültürel bir semboldür. Osmanlı döneminde Lale devri sanat ve zarafetin öne çıktığı bir dönem olarak anılır. Burada geçireceğimiz keyifli zamanımızın ardından rotamızı Haliç kıyısında Eyüp Sultan Camii oluyor. Sahabesi Ebu Eyyüb el-Ensari'den gelen ismi halk arasında Eyüp Sultan olarak bilinmektedir. Dileyen misafirlerimiz cami ziyaretimizin ardından merdivenleri kullanarak veya teleferik ile Pierre Loti tepesine çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir. (Teleferik ekstradır.) Dileyen misafirlerimiz çarşıda vakit geçirebilir. Burada geçireceğimiz keyifli zamanın sonunda Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

2026 LALE FESTİVALİ - EMİRGAN KORUSU - PAZAR 26 NİSAN
Siz değerli misafirlerimizi belirlenen saat ve noktalardan aldıktan sonra araç içi ikramlar eşliğinde yolculuğumuza başlıyoruz. Kısa bir yolculuğun ardından Emirgan korusuna ulaşıyoruz. İstanbul Boğaz'ına Emirgan Parkı, 17.yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminde Emirgan Parkı'nın bugünkü haliyle düzenlemesi ve ağaçlandırılması süreci başlamıştır. Parkta üç Tarihi köşk bulunmaktadır: Sarı köşk, Pembe köşk ve beyaz köşk. Bu köşkler Osmanlı döneminin mimari özelliklerini yansımakta ve günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Emirgan korusunun İstanbul turizmine sağladığı katkılar arasında kuşkusuz Lale Festivali de sayılmalıdır. 2006 yılından başlayarak her yıl düzenlenen Festivalde binlerce lale sergilenmekte, lale türleriyle ilgili çeşitli araştırmalar kamuoyuna duyurulmakta, pek çok meraklının ilgisini çekmektedir. Festival lale türlerine ilgi duyan pek çok kişi tarafından büyük bir ilgiyle takip edilmektedir. Rengarenk lalelerin arasında yürüyüş yapacağız. Bu eşsiz manzara eşliğinde dileyen misafirlerimiz tarihi çınar ağaçlarının gölgesinde, Boğaz'a karşı çay içmenin keyfini çıkarabilir. İlkbaharın geleneksel coşkusu burada bir başka güzellikte sunulmaktadır. Rengarenk lalelerle dolu olan park tartışmasız İstanbul'un en güzel ve huzur veren mekanlarından biridir. Lale sadece güzel bir çiçek değil; Osmanlıdan günümüze uzanan kültürel bir semboldür. Osmanlı döneminde Lale devri sanat ve zarafetin öne çıktığı bir dönem olarak anılır. Burada geçireceğimiz keyifli zamanımızın ardından rotamızı Haliç kıyısında Eyüp Sultan Camii oluyor. Sahabesi Ebu Eyyüb el-Ensari'den gelen ismi halk arasında Eyüp Sultan olarak bilinmektedir. Dileyen misafirlerimiz cami ziyaretimizin ardından merdivenleri kullanarak veya teleferik ile Pierre Loti tepesine çıkıp manzaranın tadını çıkarabilir. (Teleferik ekstradır.) Dileyen misafirlerimiz çarşıda vakit geçirebilir. Burada geçireceğimiz keyifli zamanın sonunda Çerkezköy'e dönmek üzere yola çıkıyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

FENER BALAT TUR PROGRAMI - Tarihi Yarımada Kültür Turu
# FENER BALAT TUR PROGRAMI ## ESKİ TÜTÜN DEPOSU-GÜL CAMİİ-FENER RUM PATRİKHANESİ-DEMİR KİLİSE-FENER SOKAKLARI- BALAT SOKAKLARI-AGORA MEYHANESİ- SARAY SURLARI-FENER RUM LİSESİ-MESNEVİHANE-AZİZE MARİA KİLİSESİ - ERMENİ KİLİSESİ- FERRUH KETHÜDA CAMİSİ-AYVANSARAY Sabah 08:00'de Çerkezköy köşem durağından hareketle başlar. Programımıza Kadir Has Üniversitesi içindeki Rezzan Has Müzesiyle başlayacağız. Rezzan Has Müzesi sonrası Cibali sokaklarında yürürken Tarihi Cibali Kapısı ve Cibali Karakolu'nu görüp Gül Camisi'ne geçeceğiz, yürüyüşümüzün sonu bizi Fener Rum Patrikhanesine (Aya Yorgi Kilisesi) çıkaracak. Patrikhane gezisinden sonra Demir Kiliseyi (Sveti Stefan Bulgar Kilisesini) geziyoruz. Eski Fener sokaklarında yürüyüşümüz esnasında saray kalıntıları, Sancaktar yokuşu, Fener Rum Lisesi (Kırmızı Okul) ve Mesnevihane'yi gördükten sonra Azize Mariası Kilisesi'ni ziyaret edeceğiz. Panoramik olarak Kız Lisesini da görerek öğle yemeği için serbest zaman vereceğiz. Serbest zaman sonrası Eski Balat sokaklarında ilginç mimarili Eski balat evlerini inceliyoruz ve Çana, Yanbol ve Ahrida Sinagoglarını dışardan görüp hikayelerini dinleyeceğiz. Sonrasında İstanbul'un en eski meyhanelerinden, şarkılara konu olmuş ünlü Agora Meyhanesi'ni ziyaret edeceğiz. Balat Surp Hireşdagabet Ermeni Kilisesi ve Ferruh Kethüda Camisi'ni de panoramik olarak görerek gezimizin son durağı olan Ayvansaray'a geçiyoruz. Rumların Dünyadaki en önemli ayazmalarından birisi kabul edilen, mucizevi tüm dünyada tanınan Blaherna Sarayı'nı panoramik olarak görüyoruz ve turumuzu Ayvansaray'da bitiriyoruz. Bir başka BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL organizasyonunda yeniden buluşmak dileğiyle vedalaşıyoruz. ## NOTLAR: **NOT:** Bu turumuz yürüyüş yapmaya yönelik tarihi eserler görebileceğiniz kültür ve şehir içi yürüyüş-fotoğraf programıdır. **NOT:** Programımızda sabah kahvaltı organizasyonu bulunmamaktadır. Kahvaltılık yiyeceklerinizi yanınıza alıp, araçta yapabilirsiniz.

ÖMERLİ – SAKLI GÖL- AĞVA-DENİZ FENERİ-GÖKSU NEHRİ-TEKNE TURU-ŞİLE
Belirtilen noktalarda buluştuktan sonra İstanbul-Beykoz'u takiben Ömerli köyünde kahvaltı için mola veriyoruz. (ekstra) Kahvaltı sonrası yapay göl olarak olmasına rağmen doğal güzellikleriyle büyüleyen Saklı Göl'e uğruyoruz. Burada vereceğimiz kısa çay kahve molasından sonra Ağva'ya hareket ediyoruz. Yolumuz boyunca ilkbaharda ve sonbaharda ayrı renk cümbüşüne bürünen orman ve ağaç tünellerinden geçerek yemyeşil bir ormana yaslanmış, masmavi Karadeniz'e yüzünü dönmüş, iki nehir arasında kalmış yani bir yanında Yeşilçay, diğer yanında Göksu Deresi ile Ağva bizleri karşılıyor. Doyumsuz güzellikleri ömür boyu bakıp hatırlayabileceğiniz eşsiz hatıraları fotoğraf çekerek, ölümsüzleştirin. Ağva'da, Karadeniz'den geçen gemilere kılavuzluk eden deniz fenerine doğru fotoğraf molaları eşliğinde keyifli bir yürüyüş yapıyoruz. Deniz feneri gezimiz sonrası Ağva merkezde köy ürünleri ve meşhur şile bezi ürünleri alabilmeniz açısından serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimizle ekstra olarak Göksu Nehrinde keyifli bir tekne turu yapıyoruz. (EKSTRA) Fotoğrafik kareler yakalamanız mümkün, sazlıklar arasındaki kıyılara kurulmuş birbirinden güzel ahşap oteller, villalar ve köy evleri önünde sakince akan suda, yüzen ördekler ve kuş sesleri, ağaç dalları üzerinde güneşlenen su kaplumbağaları, su üstünde süzülen su yılanları ile kendinizi bakir doğanın kucağında hissediyorsunuz. Dileyen misafirlerimiz öğle yemeğinde nehrin kenarında ekstra olarak yemek alabilirler. Turumuzun devamında, altın sarısı kumsalların kıyısından ve yeşillikler içindeki pek çok köyün içinden otobüsümüzle ilerleyerek, adeta ışıldayan bir yeryüzü cenneti olan Şile'ye ulaşıyoruz. Şile'de Türkiye'nin en büyük, dünyanın da ikinci büyük feneri Karadeniz'deki kıyı emniyetini sağlayan iki fenerden biri olan Şile Fenerini ve balıkçı limanını panoramik olarak görüyoruz ve rehberimizden fener hakkında bilgiler alıyoruz. Panoramik turumuz ardından vereceğimiz serbest zamanda doyumsuz Karadeniz manzarası izleyip sonrasında alışveriş yapılabilir. Ahşap konaklar ve Şile bezi dükkanlarının olduğu eski sokaklarında kısa bir yürüyüş yapıyoruz. Dileyen misafirlerimiz serbest zamanda engin Karadeniz'e karşı falezlerin üstünde bulunan Kavala parkını ziyaret edebilirler ve buradaki turumuzu tamamlıyoruz. Bu muhteşem doğadaki gezimizi sonlandırdıktan dönüşe geçiyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak, bir sonraki BÜYÜK AYTAÇ TRAVEL turumuzda yeniden görüşmek üzere vedalaşıyoruz.

ASSOS TURU
Siz değerli misafirlerimizin katılımı ile başlayan keyifli yolculuğumuzda, Çanakkale Boğazı'ndan geçerek Edremit Körfezine doğru ilerliyoruz. Yol üzerinde dinlenme tesislerinde alacağımız kahvaltı sonrası (ekstra) güneşin doğuşuyla birlikte bir tarafımızda masmavi deniz, diğer tarafımızda yemyeşil zeytin ağaçları eşliğinde huzurlu bir yolculuk yaparak turumuza başlıyoruz. Yeşilyurt Köyü – Tarihi Cami ve Köy Gezisi İlk durağımız, Rumların da bir dönem yaşadığı Yeşilyurt Köyü. Köy meydanında bulunan, Minaresi ile dikkat çeken tarihi Yeşilyurt Camii, Yunan ustalar tarafından inşa edildiği için kiliseyi andıran mimarisiyle oldukça ilgi çekicidir. Rehberimiz eşliğinde köy sokaklarında keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Adatepe Köyü – Taş Evler ve Doğal Doku Sonraki durağımız, taş evleri ve gölgeli sokaklarıyla geçmişten günümüze taşınmış bir kartpostal görünümünde olan Adatepe Köyü. Köyde ünlü dondurmaların tadına bakarak rehberimizle birlikte bu tarihi yerleşimi keşfediyoruz. Öğle Yemeği Molası (EKSTRA) Tarihin denizle buluştuğu eşsiz bir noktada yer alan Assos Antik Kenti'ni rehber eşliğinde keşfe çıkıyoruz. Antik liman kentinin taş sokaklarında ilerlerken, binlerce yıl öncesinin izlerini süreceğimiz bu gezi sırasında rehberimizden bölgenin tarihi, kültürel önemi ve mimarisi hakkında detaylı bilgiler alıyoruz. (Antik kent girişi ücretlidir.) Zirvede yer alan Athena Tapınağı'na ulaştığımızda ise bizleri Ege'nin masmavi sularına hâkim muhteşem bir manzara karşılıyor. Tarihle doğanın bütünleştiği atmosferde serbest zaman sonrası belirlenen noktada buluşup dönüş yolculuğuna geçiyoruz. Siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakırken bir sonraki Büyük Aytaç Travel organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

SAKLI İSTANBUL TURU
Sabah 07:00'de Çerkezköy'den hareketle programımıza başlıyoruz. Şehrin Gürültüsünden Uzak, Huzurun Adresi İstanbul'un gizli köşelerini keşfetmeye hazır mısınız? Sarıyer'in saklı güzellikleri, tarih ve doğa ile dolu bir gün sizleri bekliyor! Turun Öne Çıkan Durakları: • Sarıyer Börekçisi ile güne enerjik bir başlangıç • Kuş Gözlem Kulesi'nde panoramik fotoğraf molası • Garipçe Köyü ve tarihi Garipçe Kalesi • Rumeli Feneri Köyü'nde Karadeniz'in eşsiz manzarası • Bentler Tabiat Parkı ve doğa yürüyüşü • Eğri Kemeri panoramik fotoğraf noktası Doğa ile iç içe, tarih ve fotoğraf dolu bir gün. Araç içi ikramlar ve rehberlik hizmeti ile Büyük Aytaç Travel ayrıcalığıyla konforlu bir tur deneyimi sizleri bekliyor. Çerkezköy'e varış saatimiz ortalama 21:00.

BURSA- MİSİ KÖYÜ - GÖLYAZI - MUDANYA TURU
Siz değerli misafirlerimizi firmamızın belirlediği noktalardan alarak yola çıkıyoruz. Uludağ eteklerindeki Cumalıkızık Köyüne varıyoruz. Sabah burada alacağımız kahvaltı sonrası rehberimiz eşliğinde Cumalıkızık Köyünü dolaşıyoruz. Serbest zamanımızın ardından Misi köyüne geçiyoruz. Burada köy etrafını gezip keyif kahvelerimizi yudumladıktan sonra Ulubat gölü kenarına kurulmuş bir balıkçı köyü olan Gölyazı'ya hareket ediyoruz, keyifli bir yürüyüşle köy meydanına geçiyoruz. Köy meydanında yer alan Ağlayan Çınarı görüp rehberimizden hikâyesini dinledikten sonra köprü üzerinden yarımadaya geçiyoruz. Ardından dileyen misafirlerimiz ile Gölyazı Tekne Turu (ekstra) yapıyoruz. Gölyazı'da doğa ile iç içe Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda rehberimiz eşliğinde dolaştıktan sonra serbest zaman veriyor ve ardından belirtilen saatte toplanarak Türk Yunan Savaşı'nın son bulduğu Mudanya Anlaşması ile adı özdeşleşen Mudanya'ya geliyor ve Mudanya Mütareke Evini geziyoruz. Yolculuğumuzun ardından siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara bırakarak, bir sonraki Büyük Aytaç Travel organizasyonunda yeniden görüşmek dileğiyle vedalaşıyoruz. Programa Cumalıkızık'ta kahvaltı dahildir. Bölge yoğunluğuna göre programda sıralama değişikliği yapılabilir.
